Bir Tarih...
Resimler, Altan Ferendeci. Halkalı Lokomotif Deposu. Yaz, 1975.
Delikanlı, sen ne kaçırdığının farkında mısın?
Buharlılarla demiryolculuk farklı idi. Ben de sonunu yakaladım, ama gördüklerim beynime mühürlenmiş durumda.
Mesela...
1970'lerde bir akşam rahmetli Dedem Ankara'ya gidiyordu. Onu yolculamak için Haydarpaşa'ya gittik. Onun trenini dizel çekecekti (o zamanlar bütün dizelli trenlere "motorlu tren" diyordu halk).
Babam, "Derya, karşı perondakini gördün mü?" dedi. Kafamı çevirdim ve gözlerim daha da açıldı. (Gözlerim zaten açıktı, çünkü Haydarpaşa’daydık). Bir "Adapazarı Ekspresi" (o bugünler E40'ların çektiği "Adapazarı Ekspresi"), önündeki ’makina’ 3700 serisi, buharlı.
Bir gergedan mı,
dinazor mu, sinirli bir boğa mı? Akla gelen her türlü ses çıkıyordu. Fren pompası
devamlı konuşuyordu. Arada bir, ana sibop biraz buhar salıyordu. Atesçi, kazanının
üstünde, tanımadığım vanalarla oynuyordu.
Ve, beş dakka geçmedi, kıyamet koptu; "Viiiiiiiiii-vii". Adapazarı Ekspresi yola çıktı. BUMM-buum- BUMM-buum- BUMM-buum-....
Sen kimseye inanma, buharlılardan "çuf-çuf" gibi nazik bir ses çıkmaz.
Ey gidi günler....
Selamlar, sevgiler, hürmetler,
Derya Ferendeci
Türkiye Demiryolları tarihçesi için tıklayın